25.6 C
Alanya
17/06/2024
Haberci Alanya
Haberci AlanyaYazarlar

Berker Pakna yazdı: “Gurbetçi Yalanları, Yalakalığı”

Hani adama sorarlar ya; “Nerelisin?” diye. Adam da cevap verir; “Doyduğum yerliyim.”
Bu geyik muhabbeti yıllardır böylece sürüp gider.
“Asıl memleketin doğduğun yer değil, doyduğun yerdir.”
Dilimizin pelesenkidir.
Yalnız bu pelesenk vaziyeti son yıllarda öyle bir can sıkıcı hal almaya başladı ki, insanın çileden çıkması mümkün değil.
Anlatmak istediğim “Gurbetçi” kesim.

Yıllarca yurt dışında çalışmış ve halen de çalışmaya, emekli olsa da orada yaşamaya ve o ülkelerin insani, demokratik, ekonomik ve sosyokültürel dinamiklerini devam ettirebilmek adına var güçleriyle çaba sarf eden, ama iş Türkiye’nin idaresi, ekonomisi, demokrasisi ve sosyokültürel vaziyeti olunca böğüre böğüre Milliyetçilik naraları atan ikiyüzlüler.

İstisna kavramı aslında süregelen bir durumdaki küçük çaptaki aksilikleri anlatan bir durumdur. İstisna ise bu durumun değişmesinde hiçbir rol oynamaz. İşte bunun içindir ki, istisnalar kaideyi bozmaz.
Vakıa Gurbetçi konusundaki istisnalar ise tam tersi.
Anlatayım…

Bizim Gurbetçilerin oldukça büyük bir kısmı Türk Ekonomisinden öyle memnunlar ki anlatmak mümkün değil.
Nasıl memnun olmasınlar değil mi?
Kapıkule’den Türk topraklarına adım attıkları anda ceplerindeki paranın değeri bir anda yirmi kat artıyor. Türk Ekonomisindeki üstün(!) yönetim şekli, Gurbetçilerimizi derinden etkiliyor ve hemen hemen hepsi, Türk Ekonomisindeki bu “uçuşa” hayran oluyor.
Yaşadıkları ülkede seçim barajı denen bir garabetin olmadığını bile bile ve yaşadıkları ülkede, o ülkenin en Hristiyan Demokrat Partisi hangisiyse ona oy verdikleri ortadayken, Türk Siyasetindeki seçilme barajına oldukça soğuk bakıyorlar. Çünkü biliyorlar ki baraj altında kalan partilerin oyları “ölümüne” destekledikleri partinin hanesine yazılacak.
Her fırsatta Türkiye’de Şeriat Hükümlerinin uygulanmasını istediklerini de bir kenara atmamak lazım. Zira yaşadıkları ülkedeki demokratik durumların Türkiye’de da yaşanması, öyle sanıyorum ki yaşadıkları ülkelerin cazibesini önemli ölçüde düşürecek. Öyle ya, Türkiye kim, demokrasi kim?
Aslına bakarsanız bu kaypaklık tamamen para ile alakalı bir durum.
Çünkü bu ikiyüzlüler gayet iyi biliyorlar ki, Türkiye’nin her alanda başarabileceği bir gelişmişlikle, Türkiye’de yaşamaları imkansız hale gelecek.
Sanmayın öyle salya sümük “Vatanımız gözümüzde tütüyor” dediklerine. Bu, hayatınızda Gurbetçilerden duyabileceğiniz en büyük yalanlardan yalnızca biri.
“Gelsinler!” demiyor muyuz?
İşte o zaman da ikinci büyük palavra ağızlarından dökülüyor;
“Kurulu düzen…” ya da bir diğeri; “Çocuklar buraya alıştı…”
Yani her davula bir tokmak, her saça göre bir tarak ellerinde hazır bekliyor.
Türkiye’deki geçim sıkıntısı, belirsiz ekonomi, yüksek enflasyon falan umurlarında mı sanıyorsunuz?
Eğer öyle olduğunu falan düşünüyorsanız, kusura bakmayın ama çok safsınız.
Onlar için ceplerindeki bir birim alım gücünün, Türkiye’de yirmi; o da bugünlük yirmi birim olması. Geri kalanı ise tamamen palavra.

Bu çapraşık ekonominin devam etmesi için Milliyetçilik naralarının altında 14 Mayıs’ta oy kullanacaklar.
Yaşamadıkları, yılda olsa olsa yirmi gün gelip tatil yaptıkları bir ülkenin vatandaşı olarak, yılın tamamında bu ülkede yaşayanların, bu ülkede çalışanların, bu ülkede öğrenim görenlerin, bu ülkede ticaret yapanların hayatlarını oylayacaklar.
Ve akıllarında şu gerçek olacak;
Böyle devam ederse bir birim paramız, Türkiye’de elli, atmış, yetmiş birim olacak.

İşte bu kaypaklığın önüne geçmek lazım.
Türkiye’nin kararını bu ülkede yaşayanlar alması lazım.
Kısacası 14 Mayıs 2023 seçimleri öyle sıradan bir seçim değil.
Düşünün ve kalın sağlıcakla…

İlgili Haberler

Yeliz Altan’dan deprem eğitim semineri

Haberci Editör

Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu Soruları Yanıtladı

Haberci Alanya

Alanya Sanatsal Dokunuşlarla Bahara Hazırlanıyor

Haberci Alanya

Yorum Yap