23.1 C
Alanya
30/05/2024
Haberci Alanya
Haberci AlanyaYazarlar

Evren Kurtoğlu Yazdı: “Seçim Sonrası Çabuk Biten Cicim Anları”

Yaşadığımız çağda, hayal kırıklıklarından çok yaşamadığımız mutlulukların acısıyla savaşıyoruz.

Hız ve görselliğin hâkim olduğu bir dünyada, derinlik adeta yüzeyde kaybolmuş durumda. Sonsuz sayıda seçenek arasında kaybolup, nerede duracağımızı bilemiyoruz. Ateşimize odun atacak kadar çok olay ve konu arasında sıkışıp kalmışız.

Daha da kötüsü, içini bildiğimiz rezillerin kendilerini mükemmel diye pazarlamasıyla karşı karşıyayız. Artık gerçeklikle bağları kopmuş bir dünyada yaşıyoruz. 

Küçüklüğümüzün güzel masal kitaplarından Alice Harikalar Diyarı aslında sadece bir masal değil, aynı zamanda müthiş bir yönetim kitabıydı. Masalda Tavşanın peşinden koşan Alice’in sorduğu soru, bugünün dünyasında daha da anlam kazanıyor: “Hangi yoldan gideyim?” Tavşanın cevabı ise ironik bir gerçeği vurguluyor: “Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğin hiçbir öneme sahip değildir.”

İnsanlar arasında üstünlüğün temeli gerçekten ahlaktır. Ancak günümüzde bu değer giderek göz ardı ediliyor ve çıkarlar ön plana çıkıyor. 

Matematikteki Asimplot kavramı gibi, insan doğasının bir çelişkisini yansıtıyor. Bir şeyi çok istemek ve onu elde edememek trajediyken, onu elde etmek veya gerçekleşmesine şahit olmak daha büyük bir trajedi olabiliyor. 

Neden böyle farklı bir girizgah yaptım. Asıl konuya girelim…

Seçim sürecinde aslında farklı bir sonuç karşımıza çıkmadı demek yanlış olmaz. Denenen yöntem hep aynı ve bahanelerde hep aynı. Halk iradesi, demokrasi, haklar, özgürlükler ve diğer bir çok gerekçe…

Şimdi dayatılana bakalım. Ayrıca, Türkiye’nin kuruluş felsefesine bakalım, süreci içerisinde savaşılan bir çok olumsuzluğa bu seçimlerde de nasıl dönüşüldüğüne bakalım. Güce olan taparcasına dönüşme hikayelerine bakalım. Doğru yanlış birbirine karışmış gidiyor.

Öyle bir paradoks yaşanıyor ki, Geçen X de kişilerin güncel siyasetlerle ilgili paylaşımlarına bakıyorum. Türkiye’nin temel dış politika gündemine ilişkin önceden Vatan Savaşı mevzisinden paylaşımlar yapan kişiler bile tescilli teröriste bile övgüler düzen twitler atan hale gelebiliyor. Ciddi bir psikopatlık bir aymazlık diyoruz buna. Kalıbına göre şekle giren omurgasız, öncü olmaktan uzak gücün zehirlediği menfaatçi çıkarcı bir hale dönüşüveriyor işte insan.

Ondan şöyle bir değerlendirme yapabiliriz: Demokratik yalanları kullanıp hukuksuzluğa sarılanlar, Anayasayı tanımayan, devleti zayıflatan her türlü uygulamanın kabul edilemez olduğunu bilmelidirler. Bu tür eylemler demokrasi adına değil, tam aksine onun karşıtıdır. Bu bilimsel gerçekçi bir çözümlemedir.

Demokrasi diyerek bir yalanı kullanarak seçmen iradesini yanıltan herkes ve böyle güç kazanmaya çalışan herkes, bir gün devlete karşı ülkenin yasal düzenini yok saymaya kadar gidenler, Tarikatları, terör odalarını yanına alan herkes, bunun hesabını bu ülkeye verir.

Seçimlerde alınan sonuçlar, ülkemizin karşı karşıya olduğu gerçeklerin bir yansımasıdır. PKK hendeklerden çıkarılmış olabilir, ancak yerel iktidar makamlarına oturtulanlar, terör örgütlerine sempati duyan anlayışlar bugün hakim olduklarını sanabilirler. Bu süreçte, tarikatlar ve çıkar ilişkileri gibi unsurların etkisiyle seçimler manipüle ediliyor ve halkın güveni istismar ediliyor olabilir. Sonuç olarak, mevcut ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık, toplumun güvenini sarsıyor ve çözüm arayışını daha da zorlaştırdığı oratadadır.

ABD emperyalizmi ve Batı’nın genel politikaları, Türkiye’nin milli değerlerini ve üretim ekonomisini tehdit ediyor. Bu aleni karşımızda duruyor. Resim açık ve net gözlerimizin önünde.

AK Parti ve MHP hükümeti, güç kaybetmiş ve otoritesi sarsılmıştır. Ancak muhalefetin de durumu pek iç açıcı değildir. CHP’nin terör örgütleriyle ve yabancı güçlerle işbirliği yaparak elde ettiği zafer, ülkenin geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Türkiye’nin, içine girdiği zor koşullardan, mevcut siyasi aktörlerle kurtulması mümkün değildir.

Alanya’mıza bakalım. Dün olduğu gibi yine bu sefer de benzer konular konuşuldu. Yalnız bu sefer bir fark vardı. Tarikatlara, terör örgütlerine karşı duranlar bu sefer sus pus. 

Mesela Süleymancılar kime oy verdi? Ne karşılığı? Sahte sol örgütler nerede birleşti ve ne karşılığı?

Herkes birleşme tabirini kullandı bu seçimde. Siyaset üstüyüz gibi tabirler modaydı. Birleşe birleşe kazanacağız sloganı revaçtaydı. Soralım o zaman kimle birleştik. Kimleri güç odağı haline getirdik ve kazandık? Aslında iki faktörlü doğrulama kullanarak anlatabilmişimdir diye düşünüyorum yaşadığımız süreci. Devamı gelecek. Cicim ayları baktığımızda gündeme çok çabuk bitti gibi görünüyor.

Türkiye ve yaşadığımız kent bir çok olaya gebe. Bakalım mücadele mevzisinde bize ne görevler düşecek…

İlgili Haberler

Bilal Gömeç ve Ekibi Alanyum AVM’de İş İnsanlarını Ziyaret Etti

Haberci Editör

AK Parti Programlarına Hız Kesmeden Devam Ediyor

Haberci Editör

Durusoy’dan Berat Kandil Tebriği

Haberci Editör

Yorum Yap