27.9 C
Alanya
30/08/2026
Haberci Alanya
Haberci AlanyaYazarlar

Evren Kurtoğlu Yazdı: “Bedel”

Bazı kelimeler vardır.

Kısa görünürler ama içlerinde koca bir düzen saklarlar.

Bedel de onlardan biridir.

Bir çocukken öğrenir insan bunu.

Kırdığı oyuncağın bedelini.

Ders çalışmadığında aldığı kötü notun bedelini.

Verdiği sözün arkasında durmadığında kaybettiği güvenin bedelini.

Sonra büyürüz.

Hayat bize aynı şeyi farklı şekillerde anlatmaya devam eder.

Bir esnaf yanlış hesap yaparsa zarar eder.

Bir çiftçi yanlış zamanda ekerse ürün kaybeder.

Bir işçi işe geç kalırsa yevmiyesi kesilir.

Bir sürücü trafik levhasına çarparsa faturası önüne gelir.

Kimse dönüp de sürücüye şunu sormaz:

“Bilerek mi yaptın?”

Çünkü hayatın büyük bölümü niyetlerle değil sonuçlarla ilgilenir.

Direk yere devrilmiştir.

Kamu malı zarar görmüştür.

Masraf ortaya çıkmıştır.

Ve düzen der ki:

“Ortaya çıkan sonucun bir sahibi vardır.”

Aslında kulağa oldukça makul geliyor.

Hatta adalet duygusunun temelinde de biraz bu yatıyor.

Yaptığın şeyin sonucuna katlanmak.

Fakat insan bazen etrafına bakınca tuhaf bir çelişki görüyor.

Bu ilke herkes için geçerli değilmiş gibi duruyor.

Özellikle de yetki sahibi olanlar için.


Geçenlerde bunu düşünürken gözümün önüne ilginç bir sahne geldi.

Bir tarafta sabah altıda uyanan bir vatandaş.

Belki esnaf.

Belki işçi.

Belki memur.

Belki emekli olup hâlâ çalışmak zorunda kalan biri.

Elektrik faturasını düşünüyor.

Kirasını düşünüyor.

Çocuğunun masrafını düşünüyor.

Aracının sigortasını düşünüyor.

Hayatın her köşesinde karşısına çıkan sorumlulukları düşünüyor.

Diğer tarafta ise milyonlarca, bazen milyarlarca liralık kararların verildiği masalar var.

İhaleler.

Projeler.

Yatırımlar.

Kentsel dönüşüm planları.

Meydanlar.

Parklar.

Prestij projeleri.

Kalkınma vaatleri.

Gelecek vizyonları.

Ve insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Bu iki dünyanın ortak noktası nedir?

Birincisinde yanlışın bedeli doğrudan yanlışı yapana çıkıyor.

İkincisinde ise çoğu zaman bedel topluma dağıtılıyor.


Bir belediye düşünün.

Büyük bir proje açıklıyor.

Şehrin geleceği deniliyor.

Yeni bir dönem deniliyor.

Kalkınma deniliyor.

Vizyon deniliyor.

Kurdeleler kesiliyor.

Fotoğraflar çekiliyor.

Mikrofonlar kuruluyor.

Alkışlar yükseliyor.

Sonra yıllar geçiyor.

Projenin beklenen faydayı sağlamadığı ortaya çıkıyor.

Kimsenin kullanmadığı alanlar oluşuyor.

Atıl yatırımlar ortaya çıkıyor.

Bakım maliyetleri büyüyor.

Harcanan para geri dönmüyor.

Beklenen ekonomik hareketlilik oluşmuyor.

Ortada zarar var.

Belki büyük zarar.

Belki çok büyük zarar.

Fakat ilginç olan şu:

Direğe çarpan sürücünün sahibi olduğu sonuçların bir sahibi varken, milyonlarca liralık yanlışların sahibi ortadan kayboluyor.

Sanki zarar kendi kendine oluşmuş gibi.

Sanki kararlar gökten düşmüş gibi.

Sanki imzalar kendi kendine atılmış gibi.


Oysa mesele burada bir kişiyi suçlamak değil.

İnsan hata yapar.

Siyasetçi de yapar.

Belediye başkanı da yapar.

Bakan da yapar.

Bürokrat da yapar.

Kimsenin kusursuz olması mümkün değil.

Zaten sorun hata yapılması değil.

Sorun, hatanın sonuçlarıyla kurulan ilişki.

Çünkü vatandaşın hayatında hata ile sorumluluk arasında doğrudan bir bağ vardır.

Siyasette ise çoğu zaman hata ile sorumluluk arasına kilometrelerce mesafe girer.

İşte toplumun vicdanını yaralayan şey de budur.


Belki de bu yüzden insanlar artık yapılan işin büyüklüğünden çok sonucuna bakıyor.

Kaç milyon harcandığıyla değil.

Ne kazandırdığıyla ilgileniyor.

Kaç temel atıldığıyla değil.

Kaç problemin çözüldüğüne bakıyor.

Çünkü vatandaş kendi hayatında bunun tersini yaşayamaz.

Kimse elektrik idaresine gidip:

“Ödeme yapmadım ama iyi niyetliydim.”

diyemez.

Kimse vergi dairesine gidip:

“Yanlış hesapladım ama amacım kötü değildi.”

diyemez.

Kimse bankaya gidip:

“Sonuç kötü oldu ama niyetim güzeldi.”

diyemez.

Çünkü sistem sonuçla ilgilenir.

İşte insanın aklına takılan soru da tam burada ortaya çıkıyor:

Neden aynı sonuç odaklı yaklaşım kamu adına karar verenler için aynı açıklıkla işletilmiyor?


Belki de temiz siyaset denilen şey, sandığımız kadar karmaşık değildir.

Belki mesele yüzlerce yasa çıkarmak değildir.

Belki mesele onlarca yeni kurum kurmak değildir.

Belki mesele çok daha basit bir yerde başlıyordur.

Bir imza atarken durup düşünmekte.

Bir projeye onay verirken iki kez hesap yapmakta.

Bir yatırım planlarken gerçekten ihtiyaç olup olmadığını sorgulamakta.

Çünkü insan, yaptığı tercihin sonuçlarından sorumlu olacağını bildiğinde daha dikkatli davranır.

Bu yalnızca siyaset için değil, hayatın tamamı için geçerlidir.

Bedel duygusu, sorumluluğun öğretmenidir.

Sorumluluk ortadan kalktığında ise geriye yalnızca yetki kalır.

Yetkinin sorumluluktan ayrıldığı yerlerde ise yanlışlar büyümeye başlar.


Bugün dünyanın birçok yerinde insanların siyaset kurumuna duyduğu güvensizliğin temelinde yalnızca yolsuzluk yok.

Daha derin bir şey var.

İnsanlar çoğu zaman şunu hissediyor:

“Benim hayatımın her alanında hesap sorulurken, benim adıma karar verenlerden neden aynı ölçüde hesap sorulmuyor?”

Belki de asıl mesele budur.

Çünkü adalet yalnızca suçluyu cezalandırmak değildir.

Adalet, aynı teraziyi herkese uygulayabilmektir.

Bir taraf için milimetrik çalışan terazinin diğer taraf için bozulduğu yerde insanlar hukuktan önce vicdanlarını kaybetmeye başlar.

Ve bir toplum için bundan daha tehlikeli çok az şey vardır.


Belki günün birinde siyasetin gerçek kalitesi yapılan konuşmalarla değil, üstlenilen sorumluluklarla ölçülmeye başlanır.

Belki o zaman proje açıklamaları kadar proje sonuçları da konuşulur.

Belki o zaman kurdele kesmek kadar hesap vermek de değer kazanır.

Belki o zaman vatandaşla yönetici arasındaki görünmez mesafe biraz daha azalır.

Çünkü bir toplumun gücü yalnızca doğru kararlar almasında değil, yanlış kararların da bir sahibi olmasında saklıdır.

Ve galiba uzun zamandır unuttuğumuz şey tam olarak budur:

Bir yanlışın bedeli varsa, o yanlışın da bir sahibi olmalıdır.

İlgili Haberler

Antalya’da Meydana Gelen Olay İnsanlık Ölmedi Dedirtti

Haberci Alanya

Hanife Cebeci Kreş ve Çocuk Akademisi’nde Yaz Sergisi Coşkusu

Haberci Editör

Öğrenciler Yenilenebilir Enerji Konusunda Bilgilendirildi

Haberci Editör

Yorum Yap